Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

31 Mayıs 2014 Cumartesi

momo ile çocukluğa dönüş

Zaman elimizden kayıp giderken neleri kaçırdığımızı, o zamanı nelerle heba ettiğimizi hiç düşünüyor muyuz? Hadi zamanı elimizde tutamadık, peki çevremizdekileri tutabiliyor muyuz? Onları dinliyor muyuz, yoksa hep biz mi konuşuyoruz?

Her ne kadar çocuklara yönelik gibi görünse de Michael Ende'nin Momo'su aslında her yaşa hitap ediyor. İçinizdeki çocuğa bir kulak vermek isterseniz gelin siz de benim gibi bu yolculuğa yelken açın. Başlarken ben de bu kitabı okumama vesile olan arkadaşımı selamlıyorum. Bana hediye ederken sarf ettiği cümleyi ben de size söyleyeyim: "Çocuk kitabı gibi duruyor ancak okudukça aslında yetişkinlere hitap ettiğini anlıyorsun."


Öncelikle yazardan söz edecek olursak, tam adıyla Michael Andreas Helmuth Ende fantastik çocuk kitapları yazan Alman bir yazardır. En bilinen eseri Bitmeyecek Öykü ile milyonlarca çocuğa ulaşmış bir yazar. Nazi dönemine denk gelmiş, savaş görmüş bir çocukluk...

1929 doğumlu Ende'nin babasının işi Nazi Partisi tarafından 1936'da yasaklanıyor. Bu nedenle babası gizli çalışmak zorunda kalıyor. İlk hava saldırısı Münih'te gerçekleştiğinde ise 12 yaşında. 16 yaşında askere çağrılıyor. Askerden sonra bir drama okuluna yazılınca kısa öyküler yazma fırsatı da buluyor ve yazın hayatı başlıyor. 64 yaşında Stuttgart'ta mide kanseri nedeniyle hayata veda ediyor.


Kariyer boyunca birçok iyi kitap yazan ve ödüller alan yazar mütevaziliği asla bırakmıyor. Momo da bu iyi kitaplardan birisi.

Momo, zaman planlaması diye kendini paralayan büyükler için bir hikaye.

"Momo karşısındakileri, aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır, ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki, bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. Bu gerçeği hiç kimse duman adamlardan daha iyi bilemezdi. Bir saatlik, bir dakikalık, hatta bir saniyelik yaşamın değerini hiç kimse onlar kadar iyi ölçemezdi. İnsanların zamanı üzerine planlar kuruyorlar, ince hesaplarla hazırlanmış planlar. Yaptıklarından kimsenin haberdar olmaması onlar için çok önemliydi. Büyük kente yerleşip halkın arasına karışırken hiç dikkat çekmemişlerdi. Hiç kimse farkına bile varmadan adım adım ilerliyor ve insanlara egemen oluyorlardı. Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyor ve zamanınızı çalıyorlar... ama Momo ve çocuklar sizi uyarıyor... Ey İnsanlık, dinle ve anla!... Onikiye beş kaldı... Aç gözünü, tetikte ol... Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın... zamanınızı çalıyorlar Bitmeyecek Öykü ile çok sevilen Michael Ende'den efsaneleşmiş bir eser daha... Üstelik yine hem çocuklara hem de çocuk kalmaya uğraşan büyüklere..."

Kahramanımız Momo; küçük, garip görünümlü bir kız. Mahallenin tarihi bir köşesinde yaşayan, çevre insanların sık sık ziyaretine geldiği, dertlerine anlattığı ve sonunda mutlu ve rahatlamış olarak evlerine döndüğü bir çocuk. Halk Momo'yu çok seviyor. Çünkü her geldiklerinde muhakkak mutlu oluyorlar. Momo'nun tek yaptığı ise onları dinlemek. Mahallenin berberi, lokantacısı, bekçisi, afacanı hepsi burada huzur buluyor.

Ancak çok geçmeden tüm bunlar sona eriyor. Çünkü etrafımızdaki herkesin bildiği, ama üzerinde hiç kafa yormadığı bir sır yavaş yavaş her şeyi ele geçiriyor. Zaman kimseye yetmemeye başlıyor.

Momo'nun bu gizli düşmanlara karşı verdiği amansız mücadelenin sihrini kaçırmadan yazıyı sonlandırmak iyi olacak. En başta da dediğim gibi çocuklara hitaben yazılmış, ancak hepimizin içinde yaşamaya devam eden bir çocuğun olduğunu göz önünde bulundurursak, bu kitap hepimize yazılmış.

Keyifli okumalar...

4 yorum:

  1. bence bütün çocuk kitaplarını okumalı yetişkinler :)Çünkü anlamlı hemen hepsi , mesajlı , hikayesi güzel :)aslında çocuk kitabı gibi duruyorlar ama arkadaşınızın da dediği gibi hemen hepsi büyüklere göre...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, yakın zamanda yazarın diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum, bakalım biz yetişkinlere diğer mesajları neler :)

      Sil
  2. Paylaştığınız alıntı son derece etkileyici.. Kitabı not ediyorum.. Paylaşımınıza teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğunuzda eminim çok beğeneceksiniz...

      Sil